KURAN ‘I OKUYUP ANLAMADAKİ GENEL PRENSİPLER

KUR’AN’I DOĞRU ANLAMAK İÇİN ALTI KALIN ÇİZGİLERLE ÇİZİLMESİ GEREKEN AYETLER
1- Kur’an çelişkisiz bir kitaptır.
Nisa 4/82- Onlar hala Kur’an’ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkasının Katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı.
2- Yaratılan evren çelişkisiz’dir
Mulk 67/3- O, biri diğeriyle ‘tam bir uyum’ (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir ‘çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun?
Mulk 67/4- Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.
3-Kur’an’ın ortaya koyduğu bilgilerle evrendeki yaratılış yasaları asla çelişmez.
Rum 30/30- Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.
4-Allah her şeyi çifterli yaratmıştır.
51/49- Ve Biz, herşeyi iki çift yarattık. Umulur ki, öğüt alıp-düşünürsünüz.Bu çifterli anlatım tarzını Kuran ın heryerinde görebilirsiniz.
5- Allah Kur’an’ı ikişerli bir anlatım şeklinde açıklamıştır.
Ali Imran 3/7- Sana Kitab’ı indiren O’dur. Ondan, Kitab’ın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem’dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah’tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: “Biz ona inandık, tümü Rabbimiz’in Katındandır” derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez.
39/23- Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir Kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların O’ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu, Allah’ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.
6-Allah evrende iki varlık yaratmıştır birincisi melekler diğeri de insanlardır.
Melekler iradesi ve seçeneği olmayan sadece görevi insanlara karar verdiği yönde hizmet sunarlar. insanlar ise iki seçenekli ve kendilerine emanet ve sorumluluk yüklenen varlıklardır.
Su ayette yaratilan insan profili anlatilmistir.
Ahzab 33/72- Gerçek şu ki, Biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir.
Asagıdaki iki ayette yaratilan meleklerin iradesiz varliklar oldugu anlatılmaktadır.
Tahrim 66/6-Ey iman edenler! Kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır; üzerinde oldukça sert, güçlü melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler.
2/32 Dediler ki: “Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.”
7-Allah din gününün malikidir.

Dünya hayatından insanların vermiş oldukları karara ve zulme kesinlikle müdahalede bulunmaz. Allah İnsanların yaptıkları zulümlerin cezasını ahiret aleminde verecektir.
Fatır 35/45- Eğer Allah, kazandıkları dolayısıyla insanları (azap ile) yakalayıverecek olsaydı, (yerin) sırtı üzerinde hiçbir canlıyı bırakmazdı, ancak onları, adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Sonunda ecelleri geldiği zaman, artık şüphesiz Allah Kendi kullarını görendir.
(Bknz. Prof. Saban Ali Düzgün, Dini Anlama Klavuzu sf.27,28)
2
Nahl 16/61-Eğer Allah, insanları zulümleri nedeniyle sorguya çekecek olsaydı, onun üstünde (yeryüzünde) canlılardan hiç bir şey bırakmazdı; ancak onları adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Onların ecelleri gelince ne bir saat ertelenebilirler, ne de öne alınabilirler.
Hud 11/110 Andolsun biz Musa’ya Kitab’ı verdik; fakat onda ihtilaf edildi. Eğer Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, elbette onların arasında hüküm verilmişti (ve işleri de bitirilmişti). Şüphesiz ki onlar (Mekkeliler) de Kur’an hakkında derin bir şüphe içindedirler.
8-Kuran da ve İslam da klasik anlamda bir mucize kavramı yoktur.

Allah’ın peygamberlere vermiş olduğu mucize sadece kendilerine gelen vahyi bilgilerdir. Onun dışında peygamberlerden hiç birine olağan üstü mucizeler vermemiştir.
17/93- “Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız.” De ki: “Rabbimi yüceltirim; ben, elçi olan bir beşerden başkası mıyım?”
29/50-Dediler ki: “Ona Rabbinden ayetler (birtakım mucizeler) indirilmeli değil miydi?” De ki: “Ayetler yalnızca Allah’ın katındadır. Ben ise, ancak apaçık bir uyarıcıyım.”
29/51-Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.
9/-İblis insanın içindeki kötülük olgusudur.

Allah tarafından insanın içine TAKVA nın karşısında gelmesi için konulmuştur.İblisin insanların ölüp de dirileceği güne kadar süre alması Allah ile pazarlık yaparak süre alması değildir. Genetik olarak her insanda var olan iblis olgusunun insan var oldukça aktarılması anlamındadır.
Araf 7/13- (Allah:) “Öyleyse oradan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin.”
Araf 7/14- O da: “(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)” dedi.
Araf 7/15- (Allah:) “Sen gözlenip-ertelenenlerdensin” dedi.
10- Cinler uçan kaan başka boyutlardaki varlıklar değildir. 

Allah iradeli olarak sadece insanları yaratmıştır.

Kur’an’ın hiç bir yerinde cinlerin dumansız ateşten yaratıldığı ile ilgili bir ayet yoktur. Canlıları diri tutan ayakta tutan cannı dumansız ateşten yaratılmıştır.
Hicr 15/26- Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.
Hicr 15/27- Ve Cann’ı da daha önce ‘nüfuz eden kavurucu’ ateşten yaratmıştık.
Rahman 55/14 İnsanı, ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı.
Rahman 55/15 Cann’ı (cinni) da ‘yalın/dumansız bir ateşten’ yarattı.
Cann kelımesı Kuranda cın kelımesının cogulu olarak gecmez. Bkz. Sebe/14, Neml /17
Cann cin kelimesinin cogulu olsaydi Sebe 14 ve Neml 17. Ayetlerindede cann olarak gecerdi oysa cin kelimesinin cogulu olarak cinni veya cinne olarak gecmektedir.
Eğer cinler dumansız ateşten yaratılmış bir varlık olmuş olmuş olsaydı onlar da ibadet ve kullukla yaratılmışlar ise kendilerine kendi cinslerinden uyarıcılar gelirdi. Maalesef insandan bir uyarıcı gelmiştir.
Isra 17/94- Kendilerine hidayet geldiği zaman, insanları inanmaktan alıkoyan şey, onların: “Allah, elçi olarak bir beşeri mi gönderdi?” demelerinden başkası değildir.
Isra 17/95- De ki: “Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, Biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik.”
Ahzab 72. Gerçek şu ki, biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir.
Ahzab 72. Ayette Allah iradeli varlik olarak yalnizca insanin sorumlu oldugunu bildirmektedir. Bu durumda Cin diye ikinci bir iradeli varlik yoktur. Var dersek ayete ters düsmüs oluruz.
Bu ayetler genel olarak anlaşılırsa Kur’an’ın doğru anaşılması daha kolaylasacaktır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.